İçeriğe geç
Köşe Yazıları

Zayıflama İğneleri: Kilo Vermek mi, Organizmayı Regüle Etmek mi?

Dr. Hüseyin Nazlıkul
Dr. Hüseyin Nazlıkul 23.09.2026 3 dk okuma
Bir insan neden kilo alır?

Bu soru ilk bakışta oldukça basit görünür. Çoğu zaman cevap da hazırdır: "Çünkü fazla yiyor."

Oysa kırk yılı aşkın hekimlik hayatım bana bunun çoğu zaman doğru olmadığını öğretti.

İnsan bazen fazla yediği için kilo almaz. Kilo aldığı için daha fazla yemeye başlar. Çünkü bozulan yalnızca iştah değildir. Bağırsakların dili değişmiştir. Hormonların ritmi bozulmuştur.

Uyku artık dinlendirmiyordur. Kas dokusu enerji üretemiyordur. Hücreler insüline eskisi gibi cevap vermiyordur. Vejetatif sinir sistemi sürekli "tehlike" sinyali vermektedir.

İşte ben buna regülasyon kaybı diyorum. Kilo, çoğu zaman bu sessiz biyolojik düzensizliğin yalnızca görünen yüzüdür.

Modern Tıp Güçlü İlaçlar Geliştirdi

Son yıllarda Ozempic®, Wegovy®, Mounjaro® ve benzeri ilaçlar, obezite tedavisinde yeni bir dönemin kapısını araladı. Bu ilaçlar yalnızca kan şekerini düzenlemekle kalmadı; iştahı azaltarak birçok hastanın anlamlı kilo vermesine de yardımcı oldu. Doğru endikasyonda kullanıldığında bu ilaçlar gerçekten önemli bir kazanımdır. Bunu inkâr etmek bilimsel olmaz.

Ancak beni düşündüren başka bir gelişme var. Bugün bu ilaçlar, bazen yalnızca birkaç kilo vermek isteyen sağlıklı bireyler tarafından da kullanılmaya başlandı. İşte tam bu noktada durup yeniden düşünmek gerekiyor.

Tartı Her Zaman Doğruyu Söylemez

Hastalar çoğu zaman bana şu cümleyi kuruyor: "Hocam, sekiz kilo verdim."

Ben ise farklı bir soru soruyorum: "Peki, verdiğiniz kilo gerçekten yağ mıydı?"

Çünkü insan bedeninde her kilogramın anlamı aynı değildir.

Kas dokusu…

Yağ dokusu…

Su…

Bağ dokusu…

Hepsi farklıdır.

Kas kaybederek zayıflamak, metabolizmayı güçlendirmez; aksine onu daha kırılgan hâle getirebilir. Özellikle ileri yaşlarda gelişen sarkopeni, yalnızca estetik bir sorun değil; düşme riskinden bağışıklık sistemine, yaşam kalitesinden metabolik sağlığa kadar pek çok alanı etkileyen ciddi bir tablodur.

Regülasyon Tıbbı Neden Farklı Düşünür?

Ben hiçbir zaman yalnızca kiloyu tedavi etmiyorum.

Ben organizmayı tedavi etmeye çalışıyorum.

Çünkü bağırsak florası düzelmeden…

Kronik inflamasyon gerilemeden…

Mitokondriler yeniden enerji üretmeden…

Uyku derinleşmeden…

Otonom sinir sistemi sakinleşmeden…

Verilen kilonun önemli bir kısmı geri dönebiliyor.

İşte bu nedenle regülasyon tıbbında hedef yalnızca yağ dokusunu azaltmak değildir.

Hedef, organizmanın yeniden kendi dengesini kurabilmesidir.

İlaç Tek Başına Çözüm Değildir

Bazen ilaç gerekir. Hatta mutlaka gerekir. Bunu söylemekten hiçbir zaman çekinmedim.

Obezite…

Tip 2 diyabet…

İleri derecede insülin direnci…

Metabolik sendrom…

Bu hastalarda GLP-1 temelli tedaviler çok değerli olabilir. Ancak ilacı yaşam tarzının yerine koyamayız. İlaç bir köprüdür. Yolun kendisi değildir.

Bağırsak Düzelmeden Metabolizma Düzelmez

Yıllardır klinikte gördüğüm en önemli gerçeklerden biri şudur: Bağırsak iyi çalışmıyorsa metabolizma da iyi çalışmaz.

Mikrobiyota bozulduğunda yalnızca sindirim değil; bağışıklık sistemi, hormon dengesi, inflamasyon, insülin duyarlılığı, hatta iştah merkezleri bile etkilenmeye başlar. Bu nedenle kilo yönetimi mideyle değil, çoğu zaman bağırsakla başlar.

Gerçek Başarı Kaç Kilo Verdiğiniz Değildir

Bence modern tıp artık şu soruyu sormalıdır: "Hasta kaç kilo verdi?" yerine,

"Kasını koruyabildi mi?"

"Enerjisi arttı mı?"

"Bağırsakları düzeldi mi?"

"Uyuyabiliyor mu?"

"İnflamasyonu azaldı mı?"

Çünkü bunlar düzelmişse verilen kilo büyük olasılıkla kalıcı olacaktır.

Karşı Olduğum Şey Bilinçsiz Kullanım

Ben zayıflama iğnelerine karşı değilim. Ben bilinçsiz kullanıma karşıyım. Her güçlü tedavi doğru hastada büyük bir fırsattır. Yanlış hastada ise gereksiz bir riske dönüşebilir.

Bu nedenle, bu ilaçları kullanmayı düşünen herkesin öncelikle bir Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzmanı tarafından değerlendirilmesinin önemli olduğunu düşünüyorum. Tedavi sürecinde beklenmeyen belirtiler ortaya çıkarsa, ilaç kesilmeden veya devam edilmeden önce mutlaka tedaviyi planlayan hekimle görüşülmelidir.

Çünkü benim için gerçek başarı, tartıda görülen sayı değildir.

Gerçek başarı; kaslarını koruyan, bağırsakları sağlıklı çalışan, kaliteli uyuyan, enerjisi yüksek, metabolik olarak dengelenmiş ve yaşam sevincini yeniden kazanmış bir insandır.

Ve belki de en önemlisi şudur:

İnsan yalnızca kilo verdiğinde sağlıklı olmaz. Sağlıklı olduğu için ideal kilosuna ulaşır.

Nöralterapi ve Hüseyin Nazlıkul'un diğer tedavi yöntemlerine buradan ulaşabilirsiniz.